Medeni Usul Hukukunda İradi Taraf Değişikliği (HMK m. 124)

img

Av. Meryem Edanur Başkurt

19 Aralık 2025 · 3 dakika

img

Taraf Değişikliği Kavramı

Taraf değişikliği, görülmekte olan bir davada davanın taraflarından birinin davadan çıkması ve yerine üçüncü bir kişinin geçmesi anlamına gelir. Dava açılmasıyla taraflar kesin olarak belirlenmiş olsa da, kanun koyucu bazı istisnai hallerde bu kesinliğin yumuşatılmasını kabul etmiştir. Bu istisnaların temelinde, hak arama özgürlüğünün korunması ve usul ekonomisinin sağlanması yer alır.

Taraf değişikliği, kanundan kaynaklanan zorunlu durumlarda kendiliğinden gerçekleşebileceği gibi, tarafların iradesine bağlı olarak da gündeme gelebilir. HMK m. 124, bu ikinci durumu yani iradi taraf değişikliğini düzenlemektedir.

İradi Taraf Değişikliğinin Genel Esasları

İradi taraf değişikliği, kural olarak karşı tarafın açık rızasıyla mümkündür. Ancak kanun, her durumda karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamayı kilitleyebileceği düşüncesiyle, belirli şartlar altında hâkime de taraf değişikliğine izin verme yetkisi tanımıştır.

Bu bağlamda iradi taraf değişikliği, taraf sıfatı bulunmayan bir kişi tarafından dava açılması veya taraf sıfatı bulunmayan bir kişiye karşı dava açılması hâlinde, gerçek tarafın davaya dahil edilmesini mümkün kılar.

Karşı Tarafın Rızasıyla Taraf Değişikliği

Dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesi hâlinde, davacı veya davalı tarafta değişiklik yapılabilmesi için kural olarak karşı tarafın açık rızası gerekir. Özellikle davalı taraf bakımından bu rıza, savunma hakkının korunması açısından önemlidir.

Davacı tarafta değişiklik yapılabilmesi ise daha sıkı şartlara bağlanmıştır. Bu durumda mevcut davacının, davalının ve davaya yeni katılacak kişinin rızasının birlikte bulunması gerekir. Kimse, iradesi dışında dava açmaya veya açılmış bir davayı sürdürmeye zorlanamaz.

Hâkimin İzniyle Taraf Değişikliği

HMK m. 124, karşı tarafın rızasının bulunmadığı hâllerde de bazı şartların varlığı halinde hâkimin taraf değişikliğine izin verebileceğini öngörmektedir. Bu haller üç ana başlık altında toplanmaktadır.

Maddi Hatadan Kaynaklanan Taraf Düzeltmesi

Tarafın adının, soyadının veya unvanının sehven yanlış yazılması gibi durumlarda söz konusu olan maddi hata, gerçek anlamda bir taraf değişikliği değildir. Bu durum daha çok “tarafta düzeltme” niteliği taşır. Dava dilekçesinin içeriğinden kimin dava edilmek istendiği açıkça anlaşılıyorsa, hâkim bu hatanın düzeltilmesine izin vermek zorundadır.

Dürüstlük Kuralına Aykırı Olmayan Değişiklik Talepleri

Taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmaması hâlinde, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın bu talebi kabul edebilir. Özellikle davanın kaybedileceğinin anlaşılmasından sonra yapılan taraf değişikliği talepleri dürüstlük kuralına aykırı kabul edilirken; yeterli araştırmaya rağmen tarafın yanlış belirlenmesi bu kapsama girmez.

Ölmüş bir kişiye karşı dava açılması da bu çerçevede değerlendirilir. Davacının gerekli özeni göstermesine rağmen davalının vefat ettiğini bilememesi hâlinde, mirasçılara karşı davaya devam edilmesine imkân tanınabilir.

Kabul Edilebilir Yanılgıya Dayanan Taraf Değişikliği

Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim taraf değişikliğini re’sen kabul edebilir. Temsilcide yanılma, tüzel kişiliği olmayan birime dava açılması, resmi sicillerdeki hatalara güvenilmesi gibi durumlar bu kapsamdadır.

Bu tür yanılgılar, davacının kusurundan değil; hukuki ve fiili karmaşıklıktan kaynaklandığı için korunmaya değerdir.

Taraf Değişikliğinin Amacı ve Sonuçları

İradi taraf değişikliği, yeni bir dava açılmasını önleyerek yargılamanın daha kısa sürede ve daha az masrafla sonuçlanmasını sağlar. Aynı uyuşmazlığın farklı mahkemelerde tekrar tekrar görülmesinin önüne geçilerek, hem tarafların hem de yargının menfaati korunmuş olur.


Sıkça Sorulan Sorular

İradi taraf değişikliği her aşamada yapılabilir mi? Evet. Dava şartları ve kanuni sınırlar çerçevesinde, hüküm verilinceye kadar talep edilebilir.

Islah yoluyla taraf değişikliği yapılabilir mi? Hayır. HMK m. 124 açık düzenleme içerdiğinden, ıslah yoluyla taraf değişikliği mümkün değildir.

Ölmüş kişiye karşı açılan dava her zaman devam ettirilebilir mi? Hayır. Davacının gerekli özeni göstermesine rağmen yanılgıya düşmüş olması gerekir. Aksi hâlde taraf değişikliğine izin verilmez.

Temsilcide yanılma ne anlama gelir? Gerçek taraf yerine onu temsil eden kişinin veya yanlış bir kamu kurumunun dava edilmesi durumudur ve çoğu zaman kabul edilebilir yanılgı sayılır.

Taraf değişikliği usul ekonomisine nasıl katkı sağlar? Yeni dava açılmasını önler, önceki usul işlemlerinin boşa gitmesini engeller ve yargılamanın daha hızlı sonuçlanmasını sağlar.

Balıkesir avukat

transparent logo