İİK m. 36 Kapsamında İcranın Geri Bırakılması: 7343 Sayılı Kanun Değişikliği ve Uygulamadaki Sorunlar

img

Av. Meryem Edanur Başkurt

8 Aralık 2025 · 3 dakika

img

1. Hükmün Kesinleşmesi – İcra İlişkisi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre bir kararın kesinleşmesi ile icrası aynı şey değildir. Türk hukukunda kural olarak ilâmlar kesinleşmeden icra edilebilir; yalnızca bazı kararlar (aile hukuku, kişisel durum, taşınmazın aynına ilişkin hükümler gibi) kesinleşmeden uygulanamaz.

Bu sistem, haklı çıkma ihtimali bulunan borçlunun kesinleşme sürecinde geri dönüşü zor zararlar yaşamasına sebep olabilir. İşte bu nedenle kanun koyucu, icranın geri bırakılması (uygulamadaki adıyla tehiri icra) müessesesini düzenlemiştir.

2. 7343 Sayılı Kanun Değişikliği Ne Getirdi?

Değişiklik öncesi:

  • Borçlu istinaf veya temyiz yoluna başvuruyor,
  • İİK m. 36 kapsamında icranın geri bırakılmasını BAM veya Yargıtay’dan talep ediyor,
  • Teminatın kabulü ise ayrıca icra mahkemesinden alınıyordu.

Değişiklik sonrası:

  • Tehiri icra talebi artık BAM veya Yargıtay’dan değil, tamamen icra mahkemesinden istenecek.
  • Teminatın kabulü ve icranın geri bırakılması tek merci olan icra mahkemesinden alınacak.
  • Kanun koyucu bu değişikliği iş yükünü azaltmak ve süreci hızlandırmak amacıyla yaptığını gerekçede açıkça belirtti.

3. Değişiklik Neden Eleştiriliyor?

a) Yargısal sistematiğe aykırılık

Kanun yolunda dosyanın esasını inceleyen BAM veya Yargıtay iken, bu incelemenin “geçici durdurma” niteliğindeki tedbir kararının icra mahkemesine bırakılması usul hukuku bakımından çelişkili bir durum yaratıyor.

b) İcra mahkemelerinin yetki ve uzmanlık alanıyla bağdaşmaması

İcra mahkemeleri:

  • Dar yetkili,
  • Esas hakkında değerlendirme yapmayan,
  • Sınırlı inceleme mahkemeleridir.

Buna rağmen, örneğin üç hâkimli bir ticaret mahkemesinin verdiği milyonlarca liralık bir kararın icrasını durdurma yetkisi icra mahkemesine verilmiştir. Bu durum, sistemin bütünlüğünü zedeleyen bir yapı oluşturmaktadır.

c) 1965 yılında aynı değişiklik teklif edilmiş ancak reddedilmişti

O dönem Adalet Komisyonu, bu düzenlemeyi “mahzurlu” bularak kabul etmemiştir. Bugün getirilen düzenleme ise o gün ifade edilen sakıncaları aynen içermektedir.

d) Pratiklik hedeflense de icra mahkemelerinin iş yükü artmıştır

BAM ve Yargıtay’da iş yükü azalmış gibi görünse de bu kez yük ciddi biçimde icra mahkemelerine aktarılmıştır. Üstelik erken uygulama örnekleri, sürecin pratikleşmediğini; aksine yeni karışıklıklar doğduğunu göstermektedir.

4. Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar

a) İcra dairelerinin yanlış uygulamaları

Bazı icra daireleri hâlâ:

  • İstinaf/temyiz dilekçesinde “tehiri icra talebi” ibaresi aramakta,
  • Mehil vesikası olmadan icra mahkemesinin talebi değerlendiremeyeceğini düşünmektedir.

Oysa kanun değişikliği sonrası:

  • İstinaf/temyiz dilekçesinde tehiri icra talebi aranmaz.
  • Mehil vesikası icra mahkemesi talebi için ön şart değildir.

Bu yanlış uygulamalar borçlular açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.

b) Teminat ve icranın geri bırakılması için iki ayrı dosya açılması yanlıştır

Teminatın kabulü ve icranın geri bırakılması artık aynı merci tarafından verildiği için iki ayrı dosya açmanın hukuki dayanağı yoktur. Bu yöntem, 7343 sayılı Kanun’un pratikliği artırma amacına aykırıdır.

c) Harç ve başvuru yöntemi konusunda karmaşalar

Bazı mahkemeler harcın hangi dosya üzerinden yatırılacağı konusunda farklı uygulamalar geliştirmiştir. Bu da belirsizlik yaratmaktadır.

Sonuç

İİK m. 36’da yapılan değişiklik, pratiklik hedeflese de hukuki sistematiği sarsan, icra mahkemelerinin görev alanı ile uyumsuz ve uygulamada yeni sorunlar oluşturan bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu nedenle değişikliğin Anayasa’ya aykırılığı dahi tartışma konusudur.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Tehiri icra artık BAM veya Yargıtay’dan talep edilebilir mi?

Hayır. 7343 sayılı Kanundan sonra icranın geri bırakılması yalnızca icra mahkemesinden talep edilir.

2. İstinaf veya temyiz dilekçesine “tehiri icra talep ediyorum” yazmak gerekli mi?

Gerekli değildir ve hukuki bir etkisi yoktur.

3. İcra mahkemesine başvurmadan önce icra dairesinden mehil vesikası alınması zorunlu mu?

Hayır. Mehil vesikası, icra mahkemesi karar verinceye kadar takibin ilerlememesi için verilebilir; ancak icranın geri bırakılması talebi için ön koşul değildir.

4. Değişiklik neden eleştiriliyor?

Çünkü icranın durdurulması gibi kanun yolu denetimiyle bağlantılı bir yetkinin, esasa dair inceleme yapmayan icra mahkemesine verilmesi hukuki açıdan sakıncalıdır.

Balıkesir avukat Balıkesir icra avukatı

transparent logo