Aile Mahkemelerinde Nafakanın Islah Yoluyla Artırılması Sorunu: Güncel Yargı Kararları Işığında Bir İnceleme

img

Av. Meryem Edanur Başkurt

3 Aralık 2025 · 3 dakika

img

1. Nafaka Kavramı ve Nafaka Davalarının Özelliği

Türk Medeni Kanunu’nda tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası olmak üzere dört tür nafaka düzenlenmiştir. Nafaka, kanundan doğan ve hâkimin takdir yetkisine dayanan bir alacak olup, tarafların yalnızca kişisel değil aynı zamanda toplumsal çıkarlarını da yakından ilgilendirmektedir.

Nafaka davalarında hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, ihtiyaçlarını ve güncel ekonomik koşulları dikkate alarak bir miktar belirler. Ancak yargılama sürecinin uzunluğu ve ekonomik koşullardaki hızlı değişim, talep edilen nafaka miktarının çoğu zaman yetersiz hale gelmesine neden olur.

2. Islah Kurumu ve Nafaka Taleplerine Uygulanması

HMK m. 176’ya göre taraflar, usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islah, iddia veya savunmanın değiştirilmesine olanak tanıyan bir kurumdur. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2019 tarihli kararında, nafakanın bölünemez alacak olduğu kabul edilerek ıslah yoluyla artırılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu karar, özellikle iştirak ve yardım nafakası davalarında uygulamada ciddi etkiler yaratmıştır. Birçok Bölge Adliye Mahkemesi de aynı doğrultuda kararlar vermiştir.

3. Yargıtay ve BAM Kararlarında Farklı Yaklaşımlar

Bölge Adliye Mahkemeleri büyük ölçüde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadını benimsemiş olsa da, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023–2025 tarihli yeni kararları farklı bir yön izlemeye başlamıştır:

  • Bazı kararlarda nafaka miktarının ıslah yoluyla artırılabileceği açıkça ifade edilmiştir.
  • Nafakanın bölünebilir bir alacak olduğu belirtilerek ıslahın mümkün olduğu yönünde kararlar verilmiştir.
  • Boşanmanın fer’isi olan nafaka taleplerinin ıslahla artırılmasını kabul eden kararlar bulunmaktadır.

Bu durum uygulamada yeknesaklığın bozulmasına ve avukatlar ile taraflar açısından belirsizlik oluşmasına neden olmuştur.

4. Değerlendirme

Nafakanın davanın açıldığı tarihte tam olarak belirlenebilir bir alacak olmadığı açıktır. Çocuğun eğitim, sağlık veya yaşa bağlı ihtiyaçlarının değişmesi; tarafların ekonomik durumlarındaki dalgalanmalar; ülkenin ekonomik şartlarındaki ani değişiklikler, nafaka miktarının yargılama sürecinde dahi güncellenmesini zorunlu kılabilir.

Bu nedenle, nafakanın kesin biçimde bölünemez bir alacak olarak kabul edilmesi, aile hukukunun dinamik yapısıyla bağdaşmamaktadır. Ayrıca usul ekonomisi gereği, ıslahın reddi yeni davaların açılmasına ve yargının iş yükünün artmasına neden olacaktır.

Son yıllardaki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında görülen yaklaşım, nafakanın bölünebilir alacak olduğuna işaret etmekte ve ıslah yoluyla artırılmasının mümkün olabileceği yönünde güçlü bir eğilim doğurmaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Nafaka talebi devam eden davada ıslah yoluyla artırılabilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu artırımın mümkün olmadığını belirtmiş olsa da, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yeni tarihli kararlarında ıslah yoluyla artırıma izin verildiği görülmektedir.

2. Nafaka alacağı bölünebilir bir alacak mıdır?

YHGK kararında bölünemez kabul edilmiştir; ancak 2. Hukuk Dairesi bazı son kararlarında bölünebilir olduğunu açıkça belirtmiştir.

3. Kısmi dava yoluyla nafaka istenebilir mi?

Çoğu BAM kararında mümkün olmadığı belirtilmiştir; fakat yeni Yargıtay kararları farklı bir değerlendirme ortaya koymaktadır.

4. İştirak nafakasında hâkim talep aşabilir mi?

Çocuğun üstün yararı ve kamu düzeni gerekçesiyle bazı kararlarda talebin aşılabileceği kabul edilmiştir.

5. Nafaka davalarında ekonomik değişiklikler nasıl dikkate alınır?

Hâkim, tarafların güncel ekonomik koşullarını ve ihtiyaçlarını her aşamada değerlendirir; bu nedenle artan ihtiyaçlar ıslahı zorunlu hale getirebilir.

Balıkesir avukat Balıkesir boşanma avukatı

transparent logo