
Mehir Nedir? Türk Hukuku Açısından Hukuki Niteliği ve Güncel Tartışmalar

Av. Meryem Edanur Başkurt
11 Mart 2026 · 4 dakika

Mehir Kavramı ve Tarihsel Arka Planı
Mehir, kökeni İslam hukukuna dayanan ve evlilik sırasında veya evlilik nedeniyle kadına verilmesi kararlaştırılan ekonomik bir değeri ifade eder. Bu kurum, İslam-Osmanlı aile hukukunun kendine özgü sistemi içinde anlam kazanan bir düzenlemedir. Bu sistem içerisinde mehir yalnızca bir ödeme yükümlülüğü değil, aynı zamanda evlilik ilişkisinin ekonomik boyutunu düzenleyen bir araç olarak görülmektedir.
Toplumsal yaşamda yapılan araştırmalar, mehrin günümüzde de varlığını sürdürdüğünü ve özellikle bazı evliliklerde mehir senedi düzenlendiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mehir, yalnızca tarihsel bir kurum değil, günümüzde de hukuki uyuşmazlıklara konu olabilen bir olgu niteliğindedir.
Mehrin Türleri
İslam hukukunda mehir çeşitli türlere ayrılmaktadır. Bu ayrımlar, kurumun işleyişini ve taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin niteliğini belirlemektedir.
Mehr-i Muaccel: Evlilik sırasında veya hemen sonrasında ödenmesi gereken mehirdir.
Mehr-i Müeccel: Ödenmesi daha sonraki bir tarihe bırakılan, genellikle boşanma veya belirli bir olayın gerçekleşmesiyle talep edilen mehirdir.
Mehr-i Müsamma: Tarafların evlilik sırasında miktarını açıkça belirledikleri mehirdir.
Mehr-i Misil: Mehir miktarının belirlenmediği durumlarda, kadının sosyal statüsüne ve benzer evliliklere bakılarak belirlenen mehirdir.
Bu ayrımlar, İslam aile hukukunun kendi iç sistematiği içerisinde anlam kazanmaktadır.
Türk Pozitif Hukukunda Mehrin Hukuki Niteliği
Türk hukukunda mehir kurumu açık bir yasal düzenlemeye sahip değildir. Bu nedenle doktrinde ve yargı kararlarında mehrin hukuki niteliği konusunda farklı değerlendirmeler yapılmıştır.
Doktrinde genel olarak iki yaklaşım öne çıkmaktadır:
- Mehrin bağışlama sözü verme niteliğinde olduğu görüşü
- Mehrin boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin bir tazminat anlaşması olduğu görüşü
Yargı uygulamasında ise özellikle 1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı önemli bir rol oynamaktadır. Bu kararda mehir, bağışlama vaadi olarak değerlendirilmiştir ve uyuşmazlıklar büyük ölçüde bu yaklaşım doğrultusunda çözümlenmektedir.
Mevcut Yaklaşımlara Yöneltilen Eleştiriler
Mehrin bağışlama vaadi olarak değerlendirilmesi bazı sorunlara yol açmaktadır.
Öncelikle bu yaklaşım, boşanma sonrasında taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların artmasına neden olabilmektedir. Çünkü mehir senetleri çoğu zaman boşanma sürecinde alacak talebine konu yapılmaktadır.
Diğer bir sorun ise Türk Medeni Kanunu’nun eşler arasında eşitlik esasına dayanan aile hukuku sistemi ile ortaya çıkan uyumsuzluklardır. Bağışlama vaadi yaklaşımı bazı durumlarda bu dengeyi zedeleyebilmektedir.
Ayrıca yargı kararlarında “mehir” olarak nitelendirilen bazı anlaşmaların, aslında İslam hukukundaki gerçek mehir kavramı ile de örtüşmediği ifade edilmektedir. Bu durum, kurumun hem tarihsel kökeni hem de modern hukuk sistemi açısından tartışmalara yol açmaktadır.
Mehrin Türk Hukukunda Nasıl Düzenlenmesi Gerektiği
Mehrin hem toplumsal gerçeklik hem de hukuk sistemi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır.
Bu çerçevede önerilen çözümlerden biri, mehrin Türk Medeni Kanunu içerisinde eksik borç niteliğinde düzenlenmesidir. Böyle bir düzenleme yapılması halinde:
- Mehir tamamen hukukun dışında bırakılmamış olur
- Ancak dava konusu yapılmasının önüne geçilebilir
- Eşler arasındaki eşitlik dengesi korunur
- Boşanma sonrası ortaya çıkan uyuşmazlıkların sayısı azalabilir
Bu yaklaşım, aynı zamanda tarafları daha çok mehr-i muaccel uygulamasına yönlendirebilir ve kurumun köken aldığı hukuk sistemiyle de çelişmez.
Sonuç
Mehir, kökeni İslam hukukuna dayanan ancak günümüzde Türk hukuk uygulamasında da karşılaşılan bir kurumdur. Mevcut yaklaşımın yarattığı hukuki tartışmalar dikkate alındığında, mehrin hem toplumsal gerçeklik hem de modern aile hukuku ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Özellikle eksik borç niteliğinde düzenlenmesi yönündeki öneriler, hem uyuşmazlıkların azaltılması hem de hukuk sistemindeki denge açısından dikkat çekici bir çözüm olarak değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mehir nedir?
Mehir, evlilik nedeniyle kadına verilmesi kararlaştırılan ekonomik bir değeri ifade eden ve kökeni İslam aile hukukuna dayanan bir kurumdur.
Mehir Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş midir?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nda mehir açık şekilde düzenlenmiş değildir. Bu nedenle hukuki niteliği doktrin ve yargı kararlarıyla belirlenmeye çalışılmaktadır.
Yargıtay mehrin hukuki niteliğini nasıl değerlendirmektedir?
Yargıtay, 1959 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda mehri genel olarak bağışlama vaadi olarak değerlendirmektedir.
Mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel nedir?
Mehr-i muaccel evlilik sırasında hemen ödenen mehirdir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi daha sonraya bırakılan mehirdir.
Mehir senedi dava konusu yapılabilir mi?
Uygulamada mehir senetlerine dayanılarak alacak davaları açılabilmektedir. Bu durum özellikle boşanma sonrası uyuşmazlıklarda sıkça görülmektedir.
Mehrin eksik borç olarak düzenlenmesi ne anlama gelir?
Eksik borç niteliği verilmesi halinde mehir tamamen geçersiz sayılmaz; ancak dava yoluyla talep edilmesi mümkün olmaz. Böylece hukuki uyuşmazlıkların azalması hedeflenir.
Mehir günümüzde hâlâ uygulanıyor mu?
Evet. Toplumsal uygulamada özellikle bazı evliliklerde mehir senedi düzenlendiği ve bu nedenle hukuki uyuşmazlıkların ortaya çıktığı görülmektedir.
Balıkesir Avukat
