
Borçlar Hukukunda Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması

Av. Meryem Edanur Başkurt
9 Mart 2026 · 4 dakika

Temsil ve Temsil Yetkisinin Amacı
Borçlar hukukunda temsil, bir kişinin başka bir kişi adına ve hesabına hukuki işlem yapabilmesidir. Temsilci tarafından yapılan işlem doğrudan temsil olunan kişiyi bağlar. Bu nedenle temsil ilişkisi üç kişi arasında kurulur:
- Temsil olunan (yetki veren kişi)
- Temsilci
- Temsilci ile işlem yapan üçüncü kişi
Temsilciye verilen yetki, temsil olunanın hukuki işlemlerini kolaylaştırmak ve onun menfaatlerini koruyacak şekilde hareket edilmesini sağlamak amacı taşır. Temsilci bu yetkiyi kullanırken temsil olunanın iradesine uygun davranmak ve onun menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür.
Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması Nedir?
Temsil yetkisinin kötüye kullanılması, temsilcinin görünüşte yetki sınırları içinde kalmasına rağmen, yetkisini temsil olunanın menfaatine açıkça aykırı şekilde kullanmasıdır.
Bu durum genellikle şu şekilde ortaya çıkar:
- Temsilci yapılması gereken bir işlemi yapmaz.
- Yapılmaması gereken bir işlemi gerçekleştirir.
- İşlemi temsil olunanın zararına olacak şekilde gerçekleştirir.
Burada önemli olan nokta, temsilcinin yetkisiz hareket etmemesidir. Yetkisiz temsilden farklı olarak, temsilci aslında verilen yetkinin sınırları içinde hareket etmektedir; sorun yetkinin nasıl kullanıldığıdır.
Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılmasının Hukuki Dayanağı
Türk Borçlar Kanunu’nda temsil yetkisinin kötüye kullanılmasına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle öğretide ve yargı kararlarında bu durumun hukuki dayanağı genel hukuk ilkelerine dayandırılmaktadır.
Bu konuda en çok kabul gören yaklaşım, temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilmesidir.
Temsilciye verilen yetki bir güven ilişkisine dayanır. Temsil olunan, temsilcinin bu yetkiyi kendi menfaatine uygun şekilde kullanacağına güvenerek yetki vermektedir. Bu güvenin kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmaz.
Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılmasına Örnek Durumlar
Uygulamada temsil yetkisinin kötüye kullanılması farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin:
- Taşınmazı satma yetkisi verilen temsilcinin taşınmazı değerinin çok altında bir bedelle satması
- Temsil olunan adına satın alma yetkisi bulunan temsilcinin piyasa değerinin çok üzerinde bir bedelle mal satın alması
- Kiraya verme yetkisi bulunan temsilcinin taşınmazı olağan piyasa değerinin çok altında kiraya vermesi
Bu tür durumlarda temsilci yetki sınırları içinde hareket ediyor görünse de temsil olunanın menfaatleri açıkça ihlal edilmiş olur.
Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılmasının Unsurları
Temsil yetkisinin kötüye kullanıldığından söz edilebilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. Geçerli bir temsil yetkisinin bulunması
Öncelikle temsilciye hukuken geçerli bir temsil yetkisi verilmiş olmalıdır. Eğer temsil yetkisi hiç yoksa veya geçersizse, bu durumda yetkisiz temsil söz konusu olur.
2. Yapılan işlemin yetki sınırları içinde görünmesi
Temsilcinin yaptığı işlem, dışarıdan bakıldığında verilen temsil yetkisinin kapsamı içinde görünmelidir. Yetki sınırının açıkça aşılması halinde zaten yetkisiz temsil hükümleri uygulanır.
3. Temsil olunanın menfaatine aykırı hareket edilmesi
Temsilci yaptığı işlemle temsil olunanın menfaatlerine aykırı davranmalıdır. Bu aykırılık objektif olarak değerlendirildiğinde temsil olunan için zararlı bir durum yaratmalıdır.
Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılmasının Sonuçları
Temsil yetkisinin kötüye kullanılması halinde yapılan hukuki işlemin geçerliliği, çoğu zaman üçüncü kişinin durumuna bağlı olarak değerlendirilir.
Özellikle şu sorular önem kazanır:
- Üçüncü kişi temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını biliyor muydu?
- Bilmesi gerekiyor muydu?
- İşlem dürüstlük kurallarına uygun şekilde mi yapıldı?
Üçüncü kişinin kötü niyetli olduğu veya temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını bildiği durumlarda yapılan işlem temsil olunanı bağlamayabilir. Ayrıca temsil olunan kişi:
- İşlemin geçersizliğini ileri sürebilir
- Zarara uğramışsa tazminat talep edebilir
- Gerekirse iade taleplerinde bulunabilir
İspat Sorunu
Temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını ispat etmek uygulamada oldukça güç olabilir. Çünkü çoğu zaman temsilci yetki sınırları içinde işlem yapmış görünmektedir.
Bu nedenle mahkemeler değerlendirme yaparken şu unsurlara dikkat eder:
- İşlemin piyasa koşullarına uygun olup olmadığı
- Taraflar arasındaki ilişki
- İşlemde olağan dışı durumların bulunup bulunmadığı
- Temsilci ile üçüncü kişi arasında iş birliği ihtimali
Bu tür olgular temsil yetkisinin kötüye kullanıldığına dair karine oluşturabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Temsil yetkisinin kötüye kullanılması ile yetkisiz temsil arasındaki fark nedir?
Yetkisiz temsilde temsilci hiç yetkisi olmadığı halde işlem yapar veya yetki sınırını aşar. Temsil yetkisinin kötüye kullanılmasında ise temsilci yetki sınırları içinde görünse de yetkisini temsil olunanın zararına olacak şekilde kullanır.
Temsilci her zaman temsil olunanın menfaatini gözetmek zorunda mıdır?
Evet. Temsil ilişkisi güvene dayalıdır ve temsilci dürüstlük kuralı gereği temsil olunanın menfaatlerine uygun şekilde hareket etmekle yükümlüdür.
Temsil yetkisini kötüye kullanan temsilci sorumlu olur mu?
Eğer temsilci temsil olunanın zararına hareket etmişse, temsil olunan temsilciye karşı tazminat talebinde bulunabilir.
Üçüncü kişi iyi niyetliyse yapılan işlem geçerli olur mu?
Üçüncü kişi temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa çoğu durumda işlem temsil olunanı bağlayabilir.
Temsil yetkisinin kötüye kullanıldığı nasıl ispat edilir?
İşlemin piyasa değerinden çok farklı olması, taraflar arasındaki yakın ilişki, temsilci ile üçüncü kişinin birlikte hareket etmesi gibi durumlar mahkemeler tarafından değerlendirilerek kötüye kullanım sonucuna varılabilir.
Balıkesir Avukat
