
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Çerçevesinde Yetki Sözleşmeleri

Av. Meryem Edanur Başkurt
24 Şubat 2026 · 4 dakika

1. Yetki Sözleşmesinin Tanımı ve Hukukî Niteliği
Yetki sözleşmesi; tarafların, aralarındaki belirli bir hukukî ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıklar bakımından, kanunen yetkili olmayan bir mahkemeyi yetkili kılmaları veya kanunen yetkili mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırarak yalnızca belirledikleri mahkemeyi yetkili hâle getirmeleri amacıyla yaptıkları anlaşmadır.
Bu sözleşmeler, doğrudan doğruya yargılama hukukunda sonuç doğurduğu için birer usul sözleşmesi niteliğindedir. Bununla birlikte, sözleşmenin kurulması, geçerliliği ve irade sakatlıkları gibi konularda genel sözleşme hükümleri de uygulama alanı bulur. Dolayısıyla karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları bulunmadıkça geçerli bir yetki sözleşmesinden söz edilemez.
Önemle belirtmek gerekir ki, davalının süresi içinde yetki itirazında bulunmaması, zımnî bir yetki sözleşmesi yapıldığı anlamına gelmez. Bu durumda mahkemenin yetkili hâle gelmesi, taraf iradesinden değil, doğrudan kanun hükmünden kaynaklanır.
2. Kanunla Getirilen Sınırlamalar
Yetki sözleşmeleri bakımından hem kişi yönünden hem de konu yönünden sınırlamalar öngörülmüştür.
a) Kişi Bakımından Sınırlama
Yetki sözleşmesi yalnızca:
- Tacirler arasında,
- Tacirlerle kamu tüzel kişileri arasında,
- Kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında
yapılabilir.
Bunlar dışında kalan kişilerle yapılan yetki sözleşmeleri geçersizdir. Bu sınırlamanın temel amacı, ekonomik açıdan zayıf tarafın korunmasıdır.
Mecburî dava arkadaşlığında, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm dava arkadaşları bakımından kanunda öngörülen şartların gerçekleşmiş olması gerekir. İhtiyarî dava arkadaşlığında ise her dava arkadaşı bakımından değerlendirme ayrı ayrı yapılır.
b) Konu Bakımından Sınırlama
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve kesin yetki kurallarının geçerli olduğu hâllerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Ayrıca yetki sözleşmesine ilişkin hükümler yalnızca ilk derece mahkemelerinin yer bakımından yetkisine ilişkindir; istinaf mercileri bakımından yetki sözleşmesi yapılamaz.
3. Geçerlilik Şartları
Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kanunda açıkça belirlenen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
a) Belirli veya Belirlenebilir Hukukî İlişki
Sözleşmede, hangi hukukî ilişkiden doğan uyuşmazlıkların kapsandığı açıkça belirtilmeli ya da en azından belirlenebilir olmalıdır. Genel ve soyut ifadeler yeterli değildir.
b) Yetkili Mahkemenin Açıkça Gösterilmesi
Yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler açıkça belirtilmelidir. Belirsiz, ucu açık veya taraflardan birine sınırsız seçim hakkı tanıyan düzenlemeler geçerli değildir.
Birden fazla mahkemenin yetkili kılınması mümkündür; ancak bu imkân dürüstlük kuralına uygun şekilde kullanılmalıdır.
c) Yazılı Şekil
Yetki sözleşmesi yazılı yapılmalıdır. Bu yazılı şekil, geçerlilik şartıdır. Yazılılık bulunmadığı takdirde sözleşme kesin hükümsüzdür.
Yetki sözleşmesi bağımsız bir sözleşme olarak yapılabileceği gibi, asıl sözleşmeye konulan bir “yetki şartı” şeklinde de düzenlenebilir. Yetki şartı, asıl sözleşmeden bağımsız bir varlığa sahiptir. Asıl sözleşme geçersiz olsa bile, yazılı şekilde düzenlenmiş yetki şartı geçerliliğini koruyabilir.
Geçerlilik şartlarına aykırılık hâlinde sözleşme kesin hükümsüzdür ve hâkim bunu re’sen dikkate almak zorundadır.
4. Yetki Sözleşmesinin Türleri
Yetki sözleşmeleri ikiye ayrılır:
a) Olumlu Yetki Sözleşmesi
Taraflar, kanunen yetkili mahkemelerin yetkisi devam etmek üzere ayrıca bir mahkemeyi daha yetkili kılıyorsa, olumlu yetki sözleşmesi söz konusudur.
Bu durumda dava:
- Kanunen yetkili mahkemede,
- Ya da sözleşmede belirlenen mahkemede açılabilir.
Ancak dava sözleşmede belirtilen mahkemede açılmışsa, davalı artık yetkisizlik iddiasında bulunamaz.
b) Olumsuz Yetki Sözleşmesi
Taraflar, yalnızca belirledikleri mahkemeyi yetkili kılıyor ve diğer tüm yetkili mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırıyorsa, olumsuz yetki sözleşmesi vardır.
Bu durumda:
- Dava sadece sözleşmede belirtilen mahkemede açılabilir.
- Başka bir mahkemede açılması hâlinde mahkeme yetkisizliğini re’sen dikkate alır.
Kanun, aksi açıkça belirtilmedikçe yapılan yetki sözleşmesini olumsuz yetki sözleşmesi olarak kabul etmektedir.
5. Yetki Sözleşmesinin Etkisi
Geçerli şekilde yapılmış bir yetki sözleşmesi:
- Tarafları,
- Tarafların küllî ve cüzî haleflerini
bağlar.
Halefin tacir veya kamu tüzel kişisi olması şart değildir. Halefiyet kurumunun doğası gereği, yetki sözleşmesinin bağlayıcılığı da devralınır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Yetki sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?
Hayır. Yazılı şekil geçerlilik şartıdır. Sözlü yapılan anlaşmalar geçersizdir.
2. Yetki itirazında bulunmamak zımnî yetki sözleşmesi anlamına gelir mi?
Hayır. Bu durumda mahkemenin yetkili hâle gelmesi taraf iradesinden değil, kanun hükmünden kaynaklanır.
3. Birden fazla mahkeme yetkili kılınabilir mi?
Evet, açıkça belirtilmek ve dürüstlük kuralına uygun olmak kaydıyla mümkündür.
4. Kesin yetki bulunan hâllerde yetki sözleşmesi yapılabilir mi?
Hayır. Kesin yetki kurallarının geçerli olduğu durumlarda taraflar yetki sözleşmesi yapamaz.
5. Yetki şartı, asıl sözleşme geçersiz olsa da geçerli kalır mı?
Eğer yazılı şekilde düzenlenmişse ve diğer geçerlilik şartlarını taşıyorsa, evet.
6. Olumsuz yetki sözleşmesinde dava başka bir yerde açılırsa ne olur?
Mahkeme yetkisizliğini re’sen dikkate alır ve yetkisizlik kararı verir.
Balıkesir Avukat
