Borçlu Temerrüdü Nedir? Şartları ve Sözleşmeden Dönme Hakkı

img

Av. Meryem Edanur Başkurt

20 Şubat 2026 · 4 dakika

img

Borca Aykırılık ve Temerrüt Kavramı

Türk Borçlar Kanunu’nda borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi, genel olarak borca aykırılık başlığı altında düzenlenmiştir. Bu aykırılık üç şekilde ortaya çıkabilir:

  • İfa imkânsızlığı: Borçlunun edimini istese dahi yerine getirememesi,
  • Borçlu temerrüdü: Edim mümkün olduğu hâlde zamanında ifa edilmemesi,
  • Kötü ifa: Ne imkânsızlık ne de gecikme kapsamında değerlendirilemeyen, ancak sözleşmeye aykırılık teşkil eden diğer hâller.

Temerrüt, en yalın ifadeyle, muaccel bir borcun zamanında yerine getirilmemesidir. Borçlu, ifası mümkün ve vadesi gelmiş bir edimi, alacaklının talebine rağmen yerine getirmiyorsa temerrüde düşer.

Borçlu Temerrüdünün Şartları

Bir borçlunun temerrüde düştüğünden söz edebilmek için belirli koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Muaccel ve dava edilebilir bir borç bulunmalıdır.
  2. İfa mümkün olmalıdır. İmkânsızlık hâlinde temerrüt hükümleri uygulanmaz.
  3. Alacaklı ifayı kabule hazır olmalıdır.
  4. Borçlu edimini ifa etmemiş olmalıdır.
  5. Kural olarak ihtar yapılmış olmalıdır.

Bazı hâllerde ihtar aranmaz. Özellikle ifa günü sözleşmede belirlenmişse veya dürüstlük kuralı gereği ihtar gereksizse borçlu, vade tarihinde kendiliğinden temerrüde düşer.

Temerrüdün doğması için kusur şart değildir. Ancak gecikme tazminatı veya sözleşmeden dönme hâlinde tazminat talebi bakımından borçlunun kusuru önem kazanır.

Borçlu Temerrüdünün Genel Sonuçları

Temerrüdün temel sonuçları şunlardır:

1. Gecikme Tazminatı

Borçlu, gecikme nedeniyle alacaklının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu zarar; yapılan ek masrafları, değer kaybını ve mahrum kalınan kazancı kapsayabilir. Borçlu, kusursuz olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

2. Kazara Meydana Gelen Zararlardan Sorumluluk

Temerrüde düşen borçlu, temerrüt süresince meydana gelen kazalardan da sorumlu olur. Ancak, kazanın zamanında ifa edilseydi dahi gerçekleşeceğini ispat ederse bu sorumluluktan kurtulabilir.

3. Para Borçlarında Temerrüt

Para borçlarında temerrüt hâlinde borçlu, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Bu durumda alacaklının zararını ispat etmesine gerek yoktur; kusur da aranmaz. Eğer alacaklının zararı faizden fazla ise ve borçlu kusursuzluğunu ispat edemezse, fazlaya ilişkin zarar da talep edilebilir.

Karşılıklı Sözleşmelerde Temerrüt ve Seçimlik Haklar

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt daha özel sonuçlar doğurur. Borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı kural olarak:

  1. Borçluya uygun bir ek süre verir,
  2. Bu sürede de ifa gerçekleşmezse seçimlik haklarından birini kullanır.

Alacaklının sahip olduğu seçimlik haklar şunlardır:

  • Aynen ifa ve gecikme tazminatı talebi,
  • Aynen ifadan vazgeçip müspet zararın tazmini,
  • Sözleşmeden dönme.

Bazı hâllerde ek süre verilmesine gerek yoktur. Örneğin, borçlunun tutumundan sürenin sonuçsuz kalacağı anlaşılıyorsa veya geç ifa artık alacaklı için anlamını yitirmişse alacaklı doğrudan seçimlik haklarını kullanabilir.

Seçimlik haklardan biri kullanıldıktan sonra geri dönülemez.

Borçlu Temerrüdünde Sözleşmeden Dönme

Sözleşmeden dönme, karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde alacaklıya tanınan güçlü bir haktır. Dönme, tek taraflı bir irade beyanıyla sözleşme ilişkisini sona erdirir.

Dönmenin Hukuki Niteliği

Dönme hakkı, bozucu yenilik doğuran bir haktır. Kullanılmasıyla birlikte sözleşme ilişkisi ortadan kalkar ve taraflar verdiklerini geri isteyebilir.

Öğretide dönmenin hukuki niteliği konusunda farklı teoriler bulunmaktadır:

  • Klasik teori, dönmenin sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırdığını kabul eder.
  • Yasal borç ilişkisi teorisi, dönme sonrası özel bir tasfiye ilişkisi doğduğunu savunur.
  • Ayni etkili dönme teorisi, dönmenin tasarruf işlemlerini de etkilediğini ileri sürer.
  • Yeni dönme teorisi, sözleşmenin sona ermediğini; tasfiye ilişkisine dönüştüğünü kabul eder.

Uygulamada, sözleşmeden dönme hâlinde taraflar edimlerini iade eder ve alacaklı, kural olarak menfi zararını talep edebilir. Ancak taraflar sözleşmede daha geniş bir sorumluluk öngörebilir.

Sürekli Borç İlişkilerinde Farklılık

Kira gibi sürekli borç ilişkilerinde ise dönme değil, ileriye etkili fesih söz konusudur. Bu durumda geçmiş dönemlere ilişkin borçlar varlığını korur; fesih yalnızca ileriye etkili sonuç doğurur.

Sonuç

Borçlu temerrüdü, yalnızca bir gecikme meselesi değildir; özellikle karşılıklı sözleşmelerde sözleşmenin kaderini değiştirebilecek sonuçlar doğurur. Alacaklının süre verme, aynen ifa, tazminat veya sözleşmeden dönme haklarını doğru ve zamanında kullanması, hak kayıplarının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Borçlu temerrüde düşmek için mutlaka kusurlu olmalı mıdır? Hayır. Temerrüdün oluşması için kusur aranmaz; ancak tazminat sorumluluğu bakımından kusur önem taşır.

2. Her temerrüt hâlinde sözleşmeden dönülebilir mi? Hayır. Sözleşmeden dönme hakkı yalnızca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ve kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde kullanılabilir.

3. Borçluya süre vermeden sözleşmeden dönmek mümkün müdür? Bazı özel hâllerde evet. Süre vermenin sonuçsuz kalacağı açıkça anlaşılıyorsa veya geç ifa alacaklı için artık faydasızsa ek süre aranmaz.

4. Sözleşmeden dönme geçmişe mi yoksa ileriye mi etkilidir? Karşılıklı ani edimli sözleşmelerde kural olarak geçmişe etkili sonuç doğurur. Sürekli borç ilişkilerinde ise ileriye etkili fesih söz konusudur.

5. Para borcunda temerrüt hâlinde zarar ispatı gerekir mi? Temerrüt faizi için zarar ispatı gerekmez. Ancak faizden fazla zarar talep edilecekse bunun ayrıca ispatı gerekir.

6. Seçimlik haklardan biri kullanıldıktan sonra değiştirilebilir mi? Hayır. Seçimlik haklardan biri kullanıldıktan sonra diğerine dönülemez.

Balıkesir Avukat

transparent logo