
Türk Borçlar Kanunu’na Göre Organizasyon Sorumluluğu

Av. Meryem Edanur Başkurt
26 Ocak 2026 · 3 dakika

Organizasyon Sorumluluğu Nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 66/III. maddesi ile hukukumuza açıkça giren organizasyon sorumluluğu, bir işletmede adam çalıştıranın, işletme faaliyetleri nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmasını ifade eder. Bu sorumluluk türünde esas alınan unsur, işletmenin çalışma düzeninin, zararın doğmasını önlemeye elverişli biçimde kurulup kurulmadığıdır.
Kanun koyucu, işletmede adam çalıştırana yalnızca çalışanlarını seçme, talimat verme ve denetleme yükümlülüğü yüklememiş; bunlara ek olarak işletmenin bütününü kapsayan objektif bir organizasyon ödevi öngörmüştür. İşletme faaliyeti sonucu bir zarar meydana geldiğinde, çalışma düzeninin yetersiz olduğu karine olarak kabul edilir.
Hukuki Niteliği
Organizasyon sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türlerinden biridir. Bu sorumlulukta, işletmede adam çalıştıranın kusurlu olup olmaması önem taşımaz. Zararın, işletme faaliyeti sonucu meydana gelmesi ve zarar ile faaliyet arasında uygun illiyet bağının bulunması, sorumluluğun doğması için yeterlidir.
Bu yönüyle organizasyon sorumluluğu, yalnızca çalışanın fiilinden doğan zararlarla sınırlı olan klasik adam çalıştıranın sorumluluğundan daha geniş kapsamlıdır. Sorumluluğun kaynağı, işletmenin bütünsel organizasyon yapısıdır.
Sorumluluktan Kurtulma İmkânı
TBK m. 66/III uyarınca işletmede adam çalıştıran, çalışma düzeninin zararın meydana gelmesini önlemeye elverişli olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Ancak bu ispat, soyut önlemlerle değil; somut, etkin ve zararı önleyici bir organizasyon yapısının varlığını ortaya koyacak şekilde yapılmalıdır.
Bu nedenle organizasyon sorumluluğu, işletmeleri yalnızca zarar sonrası tazminat yüküyle karşı karşıya bırakmakla kalmaz; zarar doğmadan önce etkili bir organizasyon kurmaya da zorlar.
Uygulama Alanı
Organizasyon sorumluluğu, konu ve kişi bakımından oldukça geniştir. Üretim yapan işletmeler kadar hizmet sunan işletmeler de bu kapsamda sorumlu tutulabilir. Hastaneler, basın kuruluşları, özel şirketler ve hatta özel hukuk hükümlerine tabi faaliyet yürüten kamu işletmeleri bu sorumluluk rejiminin muhatabı olabilir.
Zararın mutlaka bir çalışan tarafından verilmiş olması da şart değildir. İşletmenin işleyişinden, organizasyon eksikliğinden veya yetersiz çalışma düzeninden kaynaklanan her türlü zarar bu kapsamda değerlendirilir.
Sorumluluğun Şartları
Organizasyon sorumluluğunun doğabilmesi için kusur dışında haksız fiilin tüm unsurlarının gerçekleşmesi gerekir:
- Bir zararın meydana gelmiş olması
- İşletme faaliyeti ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması
- Zarar doğuran faaliyetin hukuka aykırı olması
Zarar gören, zararın varlığını ve illiyet bağını ispatlamakla yükümlüdür. Organizasyon eksikliği ise kanun gereği karine olarak kabul edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Organizasyon sorumluluğu ile adam çalıştıranın sorumluluğu aynı mıdır? Hayır. Organizasyon sorumluluğu, yalnızca çalışanın fiiline değil, işletmenin tüm faaliyetlerine ve çalışma düzenine dayanan daha geniş bir sorumluluk türüdür.
İşletme sahibi kusurlu değilse yine de sorumlu olur mu? Evet. Organizasyon sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğindedir; kusurun varlığı aranmaz.
Sorumluluktan kurtulmak mümkün müdür? Evet. İşletmede adam çalıştıran, çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Sadece üretim yapan işletmeler mi bu kapsamdadır? Hayır. Hizmet sunan işletmeler de dahil olmak üzere, özel hukuk hükümlerine tabi faaliyet yürüten tüm işletmeler bu sorumluluğun kapsamındadır.
Kamu kurumları için de uygulanır mı? Kamu tüzel kişilerinin özel hukuk hükümlerine göre yürüttükleri işletme faaliyetleri bakımından uygulanabilir; kamu hukuku faaliyetleri kapsam dışındadır.
#Balıkesir avukat
