
Bilirkişi Raporunun Hazırlanması ve Bilirkişi Raporuna İtiraz

Av. Meryem Edanur Başkurt
9 Ocak 2026 · 3 dakika

Bilirkişilik Kurumunun Hukuki Çerçevesi
Bilirkişi incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ispat ve deliller başlığı altında düzenlenmiştir. Her ne kadar Kanun’da bilirkişinin açık bir tanımı yer almasa da, bilirkişi; çözümü hâkimin hukuk bilgisiyle mümkün olmayan, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda oy ve görüşüne başvurulan üçüncü kişi olarak kabul edilmektedir. Bu tanım, aynı zamanda 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nda da benimsenmiştir.
Bilirkişi, yargılamada hâkimin yerine geçen bir kişi değil, hâkime yardımcı olan bir unsurdur. Bu yardım, yalnızca özel veya teknik bilgiyle sınırlıdır. Hukuki değerlendirme ve hüküm kurma yetkisi ise tamamen hâkime aittir.
Bilirkişinin ve Bilirkişi Raporunun Hukuki Niteliği
Bilirkişi, görevini yerine getirdiği süre boyunca Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi sayılmaktadır. Ancak bilirkişinin kendisi değil, hazırladığı rapor yargılamada önem taşır. Bilirkişi raporu, takdiri delil niteliğindedir ve hâkim bu raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
Bu serbest değerlendirme yetkisi, hâkimin bilirkişi raporuyla mutlak biçimde bağlı olmadığı anlamına gelir. Bununla birlikte hâkim, özel veya teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişi raporunu gerekçesiz şekilde göz ardı edemez. Rapordan ayrılması hâlinde, bunun nedenlerini kararında açıkça ortaya koymak zorundadır.
Bilirkişi Raporunun Hazırlanması Süreci
Bilirkişi Sayısının Belirlenmesi
Genel kural, bir davada tek bir bilirkişi görevlendirilmesidir. Ancak uyuşmazlığın niteliği gereği birden fazla uzmanlık alanının birlikte değerlendirilmesi gerekiyorsa, tek sayıda olmak şartıyla bir bilirkişi kurulu da görevlendirilebilir. Birden fazla bilirkişi atanması hâlinde, bu durumun gerekçesi açıkça belirtilmelidir.
Bazı özel kanunlarda ise birden fazla bilirkişi görevlendirilmesi zorunlu tutulmuştur. Kamulaştırma davaları buna örnek teşkil etmektedir.
Bilirkişinin Görev Alanının Belirlenmesi
Mahkeme, bilirkişi görevlendirme kararında bilirkişinin inceleme yapacağı konuları, cevaplaması gereken soruları ve raporun teslim süresini açıkça belirlemek zorundadır. Bu sınırların net çizilmesi, bilirkişinin hâkim yerine geçerek hukuki değerlendirme yapmasının önüne geçer ve raporun amacına uygun hazırlanmasını sağlar.
Uygulamada sıkça karşılaşılan “dosyanın bilirkişiye tevdiine” gibi genel ifadeler, Kanun’a aykırıdır ve Yargıtay tarafından bozma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Bilirkişi Raporunun Hazırlanma Süresi
Bilirkişi, kural olarak kendisine verilen görevi en fazla üç ay içinde tamamlamak zorundadır. Gerekli hâllerde, bir defaya mahsus olmak üzere ve yine üç ayı geçmemek kaydıyla ek süre verilebilir. Ancak bazı özel kanunlarda bu süre daha kısa tutulmuştur. Örneğin kamulaştırma davalarında bilirkişi raporunun on beş gün içinde hazırlanması gerekmektedir.
Süresi içinde raporunu hazırlamayan ve kusurlu bulunan bilirkişi hakkında görevden alma, ücret ödenmemesi veya bilirkişilik listesinden çıkarma gibi yaptırımlar uygulanabilir.
Bilirkişi Görüşünün Bildirilmesi
Bilirkişi görüşü, mahkemenin takdirine bağlı olarak yazılı veya sözlü şekilde alınabilir. Sözlü görüş verilmesi hâlinde, bilirkişinin beyanı duruşma tutanağına geçirilir ve imzası alınır. Uygulamada ise genellikle yazılı bilirkişi raporu tercih edilmektedir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz
Taraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden sonra rapora itiraz edebilirler. İtirazlar, rapordaki eksikliklere, çelişkilere veya bilimsel ve teknik hatalara dayanmalıdır. Mahkeme, itirazları haklı bulursa ek rapor alınmasına veya yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verebilir.
Bilirkişi raporuna itiraz, yargılamanın uzatılması amacıyla değil, maddi gerçeğe ulaşılmasını sağlamak amacıyla kullanılmalıdır. Bu nedenle itirazların somut ve gerekçeli olması büyük önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi raporu hâkimi bağlar mı? Hayır. Bilirkişi raporu takdiri delildir ve hâkim tarafından serbestçe değerlendirilir.
Her davada bilirkişi atanması zorunlu mudur? Hayır. Bilirkişiye yalnızca özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde başvurulur.
Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi? Hayır. Bilirkişinin görevi teknik ve özel bilgi sunmakla sınırlıdır; hukuki nitelendirme hâkime aittir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse rapor kesinleşir mi? İtiraz edilmemesi raporu kesinleştirmez; hâkim yine de raporu serbestçe değerlendirebilir.
Hâkim bilirkişi raporunun aksine karar verebilir mi? Evet. Ancak bu durumda kararında, bilirkişi raporundan neden ayrıldığını açık ve gerekçeli şekilde belirtmek zorundadır.
Balıkesir avukat
