
Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu

Av. Meryem Edanur Başkurt
7 Ocak 2026 · 3 dakika

Suçun Kanuni Dayanağı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesine göre; sırf bir kimsenin huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla, belirli bir kişiye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Korunan Hukuki Menfaat
Bu suçla korunan temel değer, bireyin rahatsız edilmeden, psikolojik sükûnet ve dinginlik içinde yaşamını sürdürebilme hakkıdır. Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri uyarınca herkes, manevi varlığını koruma ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. TCK m.123, bu anayasal güvencelerin ceza hukuku alanındaki yansımasıdır.
Suçun Faili ve Mağduru
Suçun faili bakımından herhangi bir özellik aranmaz; herkes bu suçun faili olabilir. Ancak tüzel kişiler ceza sorumluluğu taşıyamadığından fail yalnızca gerçek kişi olabilir. Mağdur ise belirli bir gerçek kişi olmalıdır. Tüzel kişilerin huzur ve sükûnundan söz edilemeyeceği için bu suçun mağduru olmaları mümkün değildir. Fiilin mutlaka belirli bir kişiye yönelmiş olması gerekir.
Suçun Maddi Unsuru: Seçimlik Hareketler
TCK m.123’te suç, bağlı ve seçimlik hareketli olarak düzenlenmiştir. Buna göre suç üç farklı hareketle işlenebilir:
1. Israrla Telefon Etmek
Telefon edilmesi, yalnızca konuşma anlamına gelmez. Telefonu çaldırıp kapatma, sessiz kalma veya rahatsız edici sesler çıkarma da bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca Yargıtay uygulamasına göre SMS ve benzeri birebir mesajlaşmalar da “telefon etme” kavramı içinde kabul edilmektedir. Ancak bu hareketin suç oluşturabilmesi için ısrarlı olması ve başka bir suçu (tehdit, hakaret vb.) oluşturmaması gerekir.
2. Israrla Gürültü Yapmak
Gürültü; rahatsız edici, istenmeyen ve mağdur tarafından algılanabilen seslerdir. Ancak her gürültü bu suçu oluşturmaz. Gürültünün sırf huzur ve sükûnu bozma amacıyla ve ısrarlı şekilde yapılması gerekir. Gürültü kişinin sağlığını bozacak nitelikteyse, TCK m.123 değil, TCK m.183 (gürültüye neden olma suçu) gündeme gelir.
3. Israrla Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışta Bulunmak
Kanunda açıkça sayılmayan ancak hukuka aykırı, belirli bir kişiye yönelmiş, ısrarlı ve huzur bozucu nitelikteki davranışlar da bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak bu düzenleme, belirlilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle doktrinde eleştirilmektedir. Buna rağmen uygulamada, fiilin suç sayılabilmesi için davranışın hukuk düzeni tarafından korunmayan bir nitelik taşıması şarttır.
Manevi Unsur: Özel Kast
Bu suçun en ayırt edici özelliği, özel kastla işlenmesidir. Failin amacı, başka bir hedefe ulaşmak değil, sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak olmalıdır. Bu amaç yoksa, suç oluşmaz.
Şikâyet Şartı
TCK m.123’te düzenlenen suç, şikâyete bağlıdır. Mağdurun şikâyeti olmaksızın soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu şikâyete tabi midir? Evet, bu suç mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur.
Tek bir telefon araması bu suçu oluşturur mu? Hayır. Suçun oluşabilmesi için telefon etmenin ısrarlı olması gerekir.
Mesaj atmak da bu suçu oluşturabilir mi? Evet. Yargıtay uygulamasında kısa mesaj ve benzeri birebir mesajlaşmalar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Gürültü yapmak her hâlde suç sayılır mı? Hayır. Gürültünün suç sayılabilmesi için sırf huzur ve sükûnu bozma amacıyla ve ısrarlı şekilde yapılması gerekir.
Bu suçta mağdur tüzel kişi olabilir mi? Hayır. Suçun mağduru yalnızca gerçek kişiler olabilir.
Hukuka aykırı başka davranışlar neleri kapsar? Belirli bir kişiye yönelmiş, hukuken izin verilmeyen, ısrarlı ve huzur bozucu nitelikteki davranışları kapsar; ancak her olay somut koşullara göre değerlendirilir.
Balıkesir avukat Balıkesir ceza avukatı
