

Yargı kararları, hukuki sürecin yönünü belirleyen temel kaynaklardır. Bu sayfada, dikkatle seçilmiş güncel içtihatlarla, hukuki bakış açınızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Kararlar

Ev sahibi tahliye davası açmış, kiracı aleyhine davanın kabulüne karar verilmiş ve tahliye kararı kesinleşmiş olsa dahi ev sahibinin kesinleşmiş tahliye kararını yasal yollardan işleme koyup taşınmazın tahliyesini gerçekleştirmek yerine çilingir yardımıyla eve girmesi hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına vücut verir.
Yargıtay 8. CD-2021/10986 E., 2023/5492 K.

Arama kararı verilmeden aramaya başlanması halinde, arama kararı verildikten sonra aramaya devam edilse dahi; karar alınmaksızın aramaya başlandığı için elde edilen delillerin tamamı hukuka aykırıdır.
Yargıtay 10. CD-2022/14454, E. 2023/2973 K.

04/06/2025'ten önceki kararların istinafı/temyizi kabil olup olmadığının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması mümkün olmayıp, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrası; "... 341inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklindeki değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Yargıtay HGK-02.07.2025 T., 2024/10-205 E., 2025/410 K.

Ele geçirilen suça konu madde miktarı, maddenin ele geçiş şekli ve alınan rapora göre sanığın idrarında uyuşturucu madde kullanımının pozitif çıkması, idrarında tespit edilen madde ile olayda ele geçirilen maddenin aynı türden olması, savunmasında Antalya'da ikamet ettiğini, Diyarbakır'a akraba ziyareti için geldiğini, Diyarbakır'da ucuz bulduğu için topluca aldığını beyan etmesi, gerçekten Antalya'da ikamet edip Diyarbakır-Antalya seferini yapmak üzere olan otobüste uyuşturucu madde ile yakalanması karşısında savunmasının aksine uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.
Yargıtay 10. CD-30.09.2024 T., 2024/7893 E., 2024/23172 K.

Davacının ihtiyaç sahibi olan davacının eşinin emekliliği nedeniyle Balıkesir İli, Erdek İlçesine taşınacak olmasını öne sürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyaç sahibi olan davacının Bursa ilinde kiracı olarak oturduğu, henüz Erdek İlçesine taşınmadığına göre, mahkemece henüz gerçekleşmemiş olan ihtiyaç için açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bursa BAM 4.HD-23.09.2025 T., 2024/4724 E., 2025/2571 K.

Evi terk edip giden kadın, hayatın olağan akışı gereği ziynet eşyasını da yanında götürmüş sayılır. Aksi, kadın tarafından ispat edilmelidir.
Yargıtay 2. HD.-2020/1780 E. 2020/2680 K.

Vasiyetnamenin tenfizi davalarında, davalılar tenkis def'ini cevap veya ikinci cevap dilekçelerinde ileri sürmelidir, ön inceleme duruşmasında ileri sürülen tenkis def'i, savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olacağından yasağa aykırı olan tenkis def'i dikkate alınmamalı ve tenkis hesaplaması yapılmamalıdır.
Yargıtay 3. HD-2016/11062 E. 2018/4383 K.

Sanığa ait arabada arama işleminin 04:05'te başladığının belirtilmesi ve 02.04.2023 tarihli tartı vezin tutanak içeriğine göre olayda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin saat 03:15'te tartıldığının belirtilmesi karşısında arama işleminin Cumhuriyet Savcısından alınan yazılı arama emrinden önce yapıldığına ilişkin savunmaya itibar edilmesi gerektiği; hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen maddenin "suçun maddi konusu" ve "suçun delili" olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığı, dolayısıyla suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 10. CD-03.02.2025 T., 2024/9171 E., 2025/972 K.

Ortaklığın giderilmesi davasında "kendilerine ulaşılamayan tarafların yokluğunda anlaşmanın sağlanamayacağının anlaşılması üzerine arabuluculuk süreci görüşme yapılmaksızın anlaşmama olarak sona erdirilmiştir" gerekçesiyle taraflardan hiçbirine ulaşılamaması halinde şekli olarak süreç sonlandırılmış olup arabuluculuğun uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğu gözetilmeksizin amaca aykırı yorum yapılarak ilgililerin, uyuşmazlığı arabuluculuk sürecinde sonlandırma hakları ellerinden alınmış olduğundan bu başvuruya dayalı davanın, usulüne uygun bir arabuluculuk süreci olmadığından reddi gerekir.
Antalya BAM 15.HD-19.09.2025 T. 2025/1973 E. 2025/1283 K.

Eşini cep telefonuna "tombik" olarak kaydeden erkek, boşanma davasında kusurludur.
Yargıtay 2. HD-13.03.2025 T., 2024/4091 E., 2025/2705 K.

Dairemiz yerleşik uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, direksiyon başında uyuma neticesinde meydana gelen kazalarda sanıkların TCK'nın 22/3. maddesinde tanımı bilinçli taksir hükümleri uyarınca sorumlu tutulması gerektiği, direksiyon başında uyuması nedeniyle kazaya sebebiyet veren sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
Yargıtay 12.CD-E:2020/4200 K:2022/4012; Yargıtay 12. CD-E:2018/7497 K:2020/654; Yargıtay 12.CD-E:2023/3089 K:2024/6220

Dava açılırken arabuluculuk tutanağının udf formatındaki asıl hali yerine e-imzalı örneğinin aslı gibidir yapılarak sunulması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bursa BAM 12. HD-2025/1572 E., 2025/1343 K.

TBK'nın 315. maddesi gereğince kiracı tarafından kira bedelini veya yan giderleri ifada temerrüde düşülmesi hâlinde karşılaşılacak olan hukuki sonuç aynıdır. Bu durumda İİK'nın 269 ve TBK'nın 315. maddeleri gereğince otuz günlük temerrüt süresi içinde yan gider borcu ödenmediği için temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. O hâlde borçlunun tahliyesine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay HGK-02.07.2025 T., 2024/785 E., 2025/426 K.

Primin veya primin ilk taksidinin (ilk prim), rizikonun gerçekleşmesinden sonra yatırılması ve yatırılan primin sigortacı tarafından iade edilmemesi durumunda, sigortacı gerçekleşen rizikodan sorumludur.
Yargıtay HGK-13.09.2023 T., 2022/446 E., 2023/802 K.

2015/40486 marka tescil nolu Vizyo markası ile 2019/118581 marka tescil nolu Vispo markası arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, ibareler yönünden ise vurguyu üzerinde toplayan ilk hece ile son harflerdeki ortaklıktan kaynaklanan bir benzerlik olduğu, başvurunun geneline hâkim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu haliyle dava konusu başvuruyu gören ortalama tüketicinin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, markalar arasındaki benzerlik düzeyi dikkate alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç seviyesinin dahi iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı kabul edilmelidir.
Yargıtay 11. HD-10.09.2025 T. 2025/627 E. 2025/5241 K.

CMK'nın 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki emredici hüküm uyarınca duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık müdafisinin mesleki mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayacağına yönelik mazeret dilekçesi vermiş olmasına rağmen bu hususta bir karar verilmeden sanık müdafisinin yokluğunda, yeni bir müdafi görevlendirilmeden ya da müdafi temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hükmün tesis ve tefhim edilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunduğu ve bu durumun CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden biri olduğu, bu usule aykırılık nedeniyle Yerel Mahkemece verilen hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Yargıtay CGK-2020/409 E. 2021/64 K.

Cumhuriyet Savcısı'nın esasa ilişkin mütalaasının bulunduğu celsede hazır bulunmayan sanığa CMK'nun 216 maddesi gereği kısa kararın tefhim olunduğu celsede mütalaa okunarak, mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulması gerektigi gözetilmeden, Cumhuriyet Savcısı'nın "önceki mütalaayı tekrar ediyoruz" şeklindeki beyanına istinaden mütalaa okunmadan hüküm tesis edilmesi, Usul ve yasaya aykırı bulunmakla, CMK'nun 289/1-e maddesi aracılığı ile CMK'nun 280/1-e maddesi gereği hükümlerin BOZULMASINA karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi-2025/3894 E., 2025/2768 K.

İşçinin aldığı avans, kıdem tazminatından rızası aranmaksızın işverence mahsup edilebilir.
İstanbul BAM 61. HD-07.11.2024 T. 2024/217 E., 2024/217 K.

Uyuşmazlık, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde usta öğretici olarak çalışanların açmış oldukları işçilik alacaklarına ilişkin davalarda görevli yargı yolunun belirlenmesi hakkındadır. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde usta öğretici olarak çalışanların alacaklarına ilişkin davalarda görevli yargı yolu idari yargıdır.
Yargıtay 9. HD-20.10.2025 T. 2025/7825 E. 2025/8082 K.

Avukatın aynı gün başka duruşmasının olduğunu belirttiği mazeret dilekçesini belgelendirmesine gerek bulunmamaktadır.
Yargıtay 4. HD-2024/14417 E. 2025/9144 K.

Davalı vekili 06.06.2013 tarihli dilekçesiyle feshin haklı nedene dayandığını ispatlamak için sekiz tanığın isim ve adresini sunarak tüm tanıklarını dinletmek istediğini belirtir dilekçe vermiştir. Mahkemece 23.05.2013 tarihli ara kararın ve tensip ara kararın yerine getirmediği gerekçesiyle tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmişse de, tensip ara kararında masrafa yönelik açık anlaşılır bir açıklama olmadığı, 23.05.2013 tarihli celsede ise seçilecek iki tanık için kesin süre verildiği, söz konusu ara kararın savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğu, davalı tarafın gösterdiği tüm tanıkları için açık ve anlaşılır usule uygun kesin süre verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 9.HD-20.02.2014 T. 2013/9618 E. 2014/5230 K.

Taşınmaz hakkında alınan ihtiyati tedbir kararında açıkça cebri icra yoluyla satışı yasaklayan bir hüküm yer almıyorsa, yalnızca "devrin önlenmesi" amacıyla konulan şerhler icra satışını durduramaz.
Yargıtay 12. HD-03.11.2025 T. 2025/4273 E. 2025/6976 K.

İdarenin memuru tarafından düzenlenen tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olacağı kabul edilse de eğer davanın konusu zaten bu tutanakların içeriğini oluşturuyorsa o zaman böyle bir ilkeye mahkeme tarafından sıkı sıkıya bağlı kalınması, dava açılmasını anlamsız hale getirir. Mahkeme tarafından başvurucunun iddialarının ve dosyaya sunduğu delillerin değerlendirilmeksizin "resmi tutanağın aksinin ispat edilinceye kadar geçerli olduğu" gerekçelendirmesi, başvurucunun adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
AYM-2019/42903 B.N.

Ceza davasında beraat eden kişi, avukat yardımından faydalanmak için ödediği vekalet ücretini tazminat olarak Devlet Hazinesinden talep edebilir. İspat için ise avukata gönderilen ücretin banka dekontu yeterlidir.
AYM-2019/16367 B.N. - 05.10.2022 T.

İddia edilen kabahatin işlendiğine ve kabahatin tespitine ilişkin bir fotoğraf/görüntü sunulmazsa; 5326 sayılı yasanın 25. maddesi uyarınca idarenin yaptırım işlemini delillendirmesi zorunlu olmasına karşın bu yapılmazsa; idari para cezası hukuka aykırı olur. İdarenin tüm eylem ve işlemlerinin denetlenebilir olması gerekir. Aksinin kabulü halinde Kabahatler Kanununda düzenlenen itiraz müessesesinin hiçbir etkisi kalmaz.
İzmir 7. SCH-18.11.2025 T. 2025/8655 D.iş

Somut suç şüphesinin başından beri bulunduğu olayda önleme araması kararı yetmez, Savcıdan yazılı arama emri ya da hakimden adli arama kararı alınması gerekir. Aksi takdirde rızaen teslim edilen suç konusu maddeler, hukuka aykırı delil oluşturacaktır.
Yargıtay 10. CD-09.10.2025 T. 2025/2877 E. 2025/9686 K.

Kasten yaralama suçu nedeniyle 12 ay hapis cezası ile cezalandırılan davacı hakkında, 657 sayılı Kanun md.98/b uyarınca memurluğun sona erdirilmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde, infaz uygulaması nedeniyle 12 ay hapis cezasının karşılığının 360 gün olması ve 360 günün de 1 yıl olarak kabul edilemeyecek olması nedeniyle memuriyetin sonlandırılması işlemi hukuka aykırıdır.
Danıştay 12. D.-2016/8142 E. 2018/2259 K.

Kiralananın sözleşmeden sonra riskli yapı çıkması halinde, kiraya veren yapı maliki tarafından bilinmesi gereken bir ayıp olması karşısında, tahliye eden kiracı lehine tazminata hükmedilmelidir.
Yargıtay 3. HD-31.10.2018 T. 2017/5481 E. 2018/10827 K.

Kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması gerekçesiyle davacı, delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılamaz. Kesin süreden sonra ancak duruşmadan önce yatırılan gider avansı işleme alınmalıdır.
YHGK-2017/3179 E. 2021/806 K.

Davalı, borçlunun teyzesinin eşi olduğundan, borçlunun mali durumunu ve borç ilişkisini bilebilecek şahıslardan olup aksi de kanıtlanamadığından iyi niyetli olduğundan da söz edilemeyeceğinden, davalı ile davalı borçlu arasında yapılan tasarrufun İİK 280/l. maddesi uyarınca iptali gerekmektedir. Davalı üçüncü kişinin araç için kredi çekmiş ve aracı kullanıyor olması ya da farklı şehirlerde oturuyor olması borçlunun mali durumunu bilmediğini ispat için yeterli değildir.
Yargıtay 17. HD-2018/5131 E. 2020/3277 K.

Somut uyuşmazlıkta iddia ve savunma doğrultusunda davacı -davalı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, erkeğin ziynet eşyalarını bozdurup harcadığını ve tarafına geri iade etmediğini ispat yükü altındadır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadın bu iddiasını dosya kapsamındaki (duyuma dayalı) tanık beyanları ve diğer delillerle ispatlayamamıştır. Hal böyle iken kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ziynet alacağı davasının kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. HD, 2024/2637 E. 2024/9611 K.

İş Kanunu'nun 27. maddesinde iş arama izninin günde 2 saatten az olamayacağı hükmü tam süreli çalışanlar içindir. Bu durumda günlük iş arama süresi de kısmi çalışma süresine göre belirlenmelidir. Günde 4 saat çalışan işçinin bunun yarısı kadar süreyi (örneğin 2 saat) iş arama izni olarak kullanması doğru olmaz.
Yargıtay 9. HD-2014/24965 E. 2014/28564 K.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapan kişinin ölmesi hâlinde, mirasçıları, başvurucunun ölümünden itibaren "DÖRT AY İÇİNDE" başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletmişlerse, hakkın niteliği de dikkate alınarak, düşme kararı verilmez.
T.G. [2. B.], B. No: 2017/21163, 9/1/2019,

Site yönetim planında hayvan beslenmesi yasaklanmış olsa bile çevreye rahatsızlık vermeyen hayvanın, sırf insanlar tarafından yapılan Yönetim Planı uyarınca evden uzaklaştırılmak istenmesi hayvanın kişilik haklarına aykırı olup ilgili Yönetim Planı maddesi TBK md.27 uyarınca hükümsüzdür.
Bursa BAM 4. HD-29.04.2019 T. 2019/142 E. 2019/682 K.

Mağdurenin duruşmada beyanının alınması sırasında hazır bulunan sosyal hizmet uzmanının, mağdurenin genel görünüm ve hareketlerinin yaşı ve cinsiyetiyle uyumlu olduğunu açıkça ifade etmesi; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan gözlemde, mağdurenin 16-17 yaşlarında gözüktüğünün, fiziksel görüntüsünün nüfusa kayıtlı olduğu yaşına uygun bulunduğunun bildirilmesi; dosya kapsamında beyanı alınan tanığın mağdureye yaşını sorduğunda 18 yaşında olduğunu bildirdiğini, bunun üzerine mağdureye küçük gösterdiğini söylediğini aktarması; mağdurenin kayıp olduğu eniştesi tarafından kendisine bildirilmesine rağmen sanığın mağdureyle birlikte olduklarını açıklamaması; suç tarihinde mağdureden on dört yaş büyük ve evli olan sanığın mağdure ile birlikte geçirdigi süre nazara alındığında, mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının genel hayat tecrübeleriyle bağdaşmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenmiş olan hata hâlinin uygulanma şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.
Yargıtay CGK-2022/510 E. 2024/368 K.

Cezaevinde bulunan sanığın bağışık tutulmasına karar verilmeden duruşmada veya SEGBİS sisteminde hazır bulundurulmadan yokluğunda karar duruşmasının yapılamayacağı, bu durumun sanığın savunma hakkının kısıtlamasından öte olarak CMK.nın 289/1-e maddesindeki duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılamayacağı emrine aykırılık teşkil edeceği, bu durumun ise kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olduğu kabul edilmelidir.
İstanbul BAM 6. CD-2024/549 E., 2024/4050 K.

Davacı vekili, 20.07.2015 tarihli dilekçesi ile yeni delil sunmak için ıslah talebinde bulunmuştur. Mahkemece, yeni delil sunmanın ıslaha konu olamayacağından bahisle ıslah talebi reddedilerek, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, 6100 sayılı HMK'nın 176. ve 177/1. maddelerinde, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Taraflarca delil listesinin sunulması işlemi de yargılama usulüyle ilgili bir işlem olup, ıslah ile değiştirilmesi mümkündür.
Yargıtay 11. HD- 05.12.2016 T. 2015/11858 E. 2016/9302 K.

Çalışma arkadaşına çelme takarak düşmesine neden olan işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kabul edilmelidir.
İstanbul BAM 26. HD-03.07.2025 T.2025/396 E. 2025/1449 K.

Davaya konu aracın aynı bölgeden hasar alması halinde dahi aracın marka ve modeli, kaza tarihi itibariyle değeri gözetildiğinde değer kaybına uğradığının kabulü gerekir.
İstanbul BAM 8. HD-2022/427 E. 2025/856 K.

İstifa dilekçesinin içeriğine göre iş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediğinin değerlendirilmesi gerekir. Davacının imzasını içeren 26.10.2023 tarihli dilekçe ile davacı ,kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi koşuluyla işten ayrılmak istediğini belirtmiş, aynı tarihte davacının bu talebi davalı işveren tarafından kabul edilerek iş sözleşmesi sonlandırılmış ve davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmıştır. Bu hali ile iş akdinin ikale ile sona erdiği, ikale talebinin işçiden gelmesi halinde yerleşik yargısal kararlar gereğince, ikalenin geçerli kabul edilmesi için ek menfaat sağlanmasına gerek olmadığı, ikale ile iş akdini sonlandıran davacının işe iade talebinde bulunamayacağı anlaşılmaktadır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. HD-2025/425 E. 2025/544 K.

Olay tutanağına göre; sanığın kıraathane önüne bıraktığı poşette net 7,1 gr hint keneviri, net 2 gr bonzai ve toplam 6 adet .., amfetamin ve metamfetamin etken maddelerini içeren hapların ele geçtiği olayda; her ne kadar uyuşturucu maddeler çeşitlilik arz etse de, ele geçen maddelerin kişisel kullanım sınırında olması, sanık hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına dair bir bilginin olmaması, sanık hakkında toksikoloji raporunun bulunmaması ile sanığın ele geçen maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde belirtilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkumiyetine kararı verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 10. CD - 2019/4399 E., 2025/2757 K.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejimi tasfiyesine yönelik anlaşma maddesinde ayriyeten tarafların fazlaya ilişkin dava haklarından karşılıklı feragat ettiği belirtilmezse protokolde mal rejimine konu olmayan mal, davaya konu edilebilir.
Yargıtay 2. HD - 2022/3458 E., 2022/7580 K.

Araca motorin yerine benzin konulması halinde tamirat giderlerinden, aracın değer kaybından, çekici giderinden, aracın serviste kaldığı süre boyunca araç kiralanması halinde kira bedelinden akaryakıt bayi ile sağlayıcı firma müteselsilen sorumludur.
Yargıtay 3. HD-2020/3188 E., 2020/4776 K.

Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlık, kıdem tazminatının fesih tarihinden sonra ancak dava ya da icra takibinden önce ödenmesi hâlinde, fesih tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için faiz talep edilip edilmeyeceği noktasındadır. Kıdem tazminatının fesih tarihinden sonra ancak dava ya da icra takibinden önce ödenmesi hâlinde davacının ödeme zamanı ile fesih tarihi arasındaki süre için kıdem tazminatı faizini talep edip edemeyeceğine yönelik talep yönünden uyuşmazlığın; ifadan önce veya ifa sırasında işlemiş faiz hakkının saklı tutulduğuna ilişkin ihtirazı kaydın konulmaması hâlinde işlemiş faiz talep edilemeyeceğine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD-13.10.2025 T., 2025/7894 E., 2025/7745 K.

Kiracının kira sözleşmesi başında ödediği depozito, kiracının taşınmazdan ayrıldığı tarihte son kira bedeli üzerinden güncellenerek iade edilmelidir. Bu karar, özellikle uzun süreli kiralamalarda kiracının parasının enflasyon karşısında değer kaybetmemesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Yargıtay 6. HD- 2015/9280 E.2016/4902 K.

Taraflar arasındaki 5 yıllık kira sözleşmesi süresi dolmadan ihtiyaç nedeniyle tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davanın reddi gerekir.
Yargıtay 3. HD - 2025/2623 E., 2025/3930 K.

Hükme esas almaya elverişsiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması usuli kazanılmış hak doğurmaz. Mahkeme yetersiz rapora dayanarak hüküm kuramaz.
Yargıtay HGK-2022/508 E. 2023/226 K.
